Ders anlatmak değil, ufuk çizmek.
Mars’ın hikâyesi bir tabela, bir bina ya da bir reklam fikriyle başlamadı. Bir öğrencinin çok geç fark ettiği eğitim farkının, başka öğrenciler için çok geç kalınmaması gerektiği düşüncesiyle başladı.
Benim yaşadığım yönsüzlüğü başka hiçbir öğrenci yaşamasın.
Köy okulundan başlayan, sözel ağırlıklı bir eğitimden geçen ve sayısal yeteneğini çok geç fark eden bir öğrencinin hikâyesi, yıllar sonra bir eğitim felsefesine dönüştü.

Bir hayatın yönünü değiştiren küçük anlar.
Köy okulunda başlayan merak
İlkokul yıllarında matematikte başarılı olan, fakat imkânların ve yönlendirmenin sınırlı olduğu bir eğitim ortamı. Daha o yıllarda fırsat eşitsizliğinin sessiz etkisiyle tanışma.
İlk bilgisayar, ilk büyük hedef
Bartın’da açılan bilgisayar programlama kursuna katılım ve kursu birincilikle bitirme. Hedef artık bilgisayar mühendisliğidir.
“Limit” dersi ve Bolu Fen Lisesi gerçeği
Üniversite hazırlık sınıfında bazı öğrencilerin yıllardır bildiği bir konuyla ilk kez karşılaşmak. “Sen hangi okulda okuyorsun?” sorusuna alınan cevap: Bolu Fen Lisesi. Farkın zekâdan çok, zamanında sunulan çevre ve eğitim olduğunu fark etmek.
Dersle birlikte rehberlik
Öğretmenlik pratiğine eğitim koçluğunu ekleyen yoğun dönem. Öğrencilerin yalnızca derslerini değil, hedeflerini ve çalışma alışkanlıklarını da sistematik biçimde takip etmeye başlama.
Bilgiye erişim kolaylaştı; yön daha değerli oldu
Öğrencinin bilgiye ulaşabileceği kaynaklar çoğaldıkça odak, “daha çok ders anlatmak”tan “doğru ihtiyacı fark etmek ve doğru yolu kurmak”a kaydı.
Mars: Başarı Üssü
Kayseri’de, sınırlı kontenjanla; öğrencinin hedefini, günlük çalışma düzenini, ilerlemesini ve kararlarını bir bütün olarak ele alan bir sistem.
Dünyadaki alışkanlıklardan biraz uzakta.
Mars, eğitim sektöründeki kalıplaşmış vaatlerden ve günü kurtaran yöntemlerden uzak durma isteğinin sembolü.
Bugün Mars’a ulaşmak hâlâ büyük bir hedef. Birçok kişi için hayal; bazıları içinse üzerinde yıllarca çalışılan gerçek bir görev. Eğitimde de büyük hedefler böyle ilerler: herkes aynı anda inanmaz, fakat doğru sistem ve kararlılıkla mesafe alınır.
Fen lisesi amaç değil, araçtır.
Bir okulun, bölümün ya da sınavın değeri; öğrenciyi kendi gerçek hedefine taşıyabildiği ölçüdedir. Mars, aracı amaçlaştırmadan öğrencinin uzun vadeli yönünü görmeye çalışır.
Başarıyı, öğrencinin hayatından ayırmıyoruz.
Bir sınav sonucu önemlidir. Ama asıl kazanım; öğrencinin ne istediğini bilmesi, çalışmanın sonuç üretebildiğini tecrübe etmesi ve gerektiğinde rotasını yeniden kurabilmesidir.
Önce nedenini bul.
Hedef, çevrenin dayattığı bir cümle değil; öğrencinin anlam kurabildiği bir yön olmalı.
İstek tek başına yetmez.
Hedef, günlük davranışa dönüşmedikçe motivasyon kısa ömürlü kalır. Sistem, isteği sürdürülebilir eyleme çevirir.
Elinden geleni yap; sonra veriye bak.
Çok çalışmak sonucu garanti etmez. Ama öğrencinin elinden geleni yapması, karşısındaki alternatifleri akılla değerlendirebilmesini sağlar.
Başarı, bir hayatı anlamlı kılar.
Kurucu eğitim anlayışının merkezinde, öğrencinin kendi yönünü bulmasına eşlik etmenin öğretmenliğin en değerli tarafı olduğu inancı vardır.
Felsefe, sistem olduğunda sonuç üretir.
Mars’ın bu düşünceyi günlük çalışma düzenine nasıl çevirdiğini görün.